BİZ İLKİN TOPRAKTIK

biz ilkin topraktık
bir köyün yamaçlarında
tozlu patikalarında
ırgat terleriyle yoğrulan
dingin tarlalarında

sadâkatti bereketti adımız
vermekti… hep vermek
vefaydı paylaşmaktı
en sert kayalarla
en haşin gevenlerle sarmaş dolaş

ellerimiz vardı
mavi sonsuzluğa açık
değilken böyle boynu bükük
duaya mahcup

kavruk dualarımız vardı
bağrımızdan yükselen
Haykırıştı
yüklü bulutlara heyecan veren

baharlarımız vardı
nisan yağmurlarımız
en bâkir katreleriyle
sağnak
sağnak
özümüzde aşka dair güller bitiren
Ve bir de
kent kokulu asit yağmurları
hazanla gelen

pınarlarımız vardı
bütün coşkunluğuyla kaynayan
ağlamayı unutmamıştık henüz
ve çatlamamıştık böyle kare kare
derin faylar da yoktu yüreğimizde

biz ilkin topraktık
vatandı adımız
Öpülesi buğday tenli yüzümüz vardı
bir hasret bitiminde
Açık kucaklarımız ve bize açık kucaklar…
yetim kalmamıştık henüz
elimiz böğrümüzde

çoraklaşma yüreğimizde başladı ilkin
tek tek kesildi hayat damarlarımız
sonra, hicreti özümüzdekilerin…
ve gittikçe katılaştık… gittikçe
asfalt olana dek metropol yollarına

biz ilkin topraktık
yüreğimizin ortasında
ne yükselen beton gökdelenler
ne de üstümüze düşen
mağrur çehreli gölgeler

ağaran bir fecir beklemekte fersiz gözlerimiz
toprak olma yadıyla
Hançeremize düğümlenir keşkeler
ve buruk özlem dudaklarımızda
yeni bir haşre
yeni bir bahara…

Necati İŞLER
1997

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*